Aile Seminerleri

BİZ BİR AİLE MİYİZ?



“Aile: Birbirinden her konuda destek alıp,birbirlerinin örtüsü olan, hayırda birbirleriyle yarışıp, birbirine dayanan; biri gidince diğeri ayakta duramayıp, biri olmayınca öbürü de yarım kalan birden fazla kişinin beraberliğidir.

Hakk Teala şöyle buyurur; “... Onlar sizin elbiseleriniz,sizde onların elbiselerisiniz...”(Bakara Suresi:2/ 187)

Evlenecek kişiler genelde eş adayının nasıl olduğunu düşünür. Ancak kendilerini iyi tanımadıkları için onunla anlaşıp anlaşamayacaklarının cevabını sağlıklı veremezler.

Dolayısıyla evlilikte kişinin kendisini tanıması, evleneceği kişiyi tanımasından önce gelir.
Bunun için de kişi kendisini aile hayatında, iş hayatında..nasıl birisi olduğunu analiz edip tanımlayabilme gayreti içine girmelidir.

Peki bu ne kadar mümkündür?

Öncelikle bu soruya cevap vermek gerek.

Toz pembe biz hayat yoktur. İnsanın kendini tanıması pek de kolay değildir. İmtihanla yüz yüze gelinceye kadar herkes kazanacağından emindir. Gerçeklerle yüzleşmek her zaman acıdır.



İMTİHAN KİŞİNİN GERÇEK KİMLİĞİNİ ORTAYA ÇIKARIR.


Evlilik büyük bir imtihandır. Onu kazanmak için kişinin oldukça uyanık olması ve gerekeni yapabilmesi için önceden bilgi sahibi olması gerekir.

Cenab-ı Hakk şöyle buyurmuştur;
(Allah, Adem ve Havva’ya) “Her ikiniz de birbirinize düşman olarak o bahçeden inin;” dedi. Benim tarafımdan size doğru yolu gösteren biri geldiğinde kim yoluma girerse artık o ne sapar, ne de mutsuz olur.” (Taha 20/123)

Bu sebeple evlenecek çiftlere ailede problem çıkmasının normal olduğu anlatılmalı, buna çare olarak da Cenab-ı Hakk’ın tavsiyesi yapılmalıdır: “Müminler! Eşlerinizden, çocuklarınızdan size düşman kesilenler vardır. Onlara karşı dikkatli olun. Eğer onlarla ilgilenir, yeni bir sayfa açar, bağışlarsanız bilin ki, Allah da çok bağışlar ve ikramda bulunur. Mallarınız ve çocuklarınız sadece bir imtihan sebebidir.

 Büyük karşılık Allah’ın katındadır. Gücünüz yettiği kadar Allah’tan çekinin, Dinleyin; boyun eğin ve kendi iyiliğiniz için malınızı harcayın. Kendindeki cimrilikten korunanlar umduklarına kavuşacak olanlardır.” (Teğabun Suresi 64/14) Büyük karşılığın Allah katında olduğunu unuttuğumuz zaman, bizi Yaratana karşı da sorumluluğumuzu unutur ve zamanla KENDİMİZE

YABANCILAŞMAYA başlarız.
Sonrasında da HEVASININ KÖLESİ

 olmuş problemli bir İNSANLARA dönüşürüz. «Benim tarafımdan size doğru yolu gösteren biri geldiğinde kim yoluma girerse artık o ne sapar, ne de mutsuz olur.”» (Taha 20/ 123) Unutmayalım ki, Allah’ın emirlerine uyma konusunda sadece kendimize gücümüz yeter. Eşimiz de olsa başkalarına uyarıda bulunma ve örnek olma dışında bir şey yapamayız. Kavminin söz dinlememesi karşısında Musa (s.a.) söylediği şu sözü çok anlamlıdır; “Rabbim, yalnız bana ve kardeşime sözüm geçer”( Maide 5/25)

EVLİLİKTE DENKLİK (KÜFÜV):

Kelime olarak küfüv, denklik ve eşi olmak demektir. Fıkıhda ise, evlenecek olan çiftlerin, birbirlerine bazı konularda denk olmaları demektir. Evlenmede Denklik: İnanç ve ahlaki denklikledir. İffette denklik aranmaktadır. "Zina eden erkek zina eden veya müşrik kadından başkasıyla evlenmez; zina eden kadın da zina eden veya müşrik bir erkekten başkasıyla evlenmez: Böyleleriyle evlenmek mü'minlere haram kılınmıştır " (Nur 24/3) “İman etmedikçe putperest kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz bile putperest bir kadından, imanlı bir câriye kesinlikle
DAHA İYİDİR.

 İman etmedikçe putperest erkekleri de (kızlarınızla) evlendirmeyin. Beğenseniz bile putperest bir kişiden, inanmış bir köle kesinlikle daha iyidir. Onlar (müşrikler) cehenneme çağırır. Allah ise, izni (ve yardımı) ile Cennete ve mağfirete çağırır. Allah, düşünüp anlasınlar diye âyetlerini insanlara açıklar.” (Bakara Sûresi: 221.) “Kadınlar ile dört tür hasleti için evleniliyor: Malı, soyu, güzelliği, dindârlığı. Ey Mü’min! Sen bunlardan dindâr olanını seç! Yoksa fakîrliğe düşersin!” “Kadınları sırf güzellikleri için nikâhlamayınız! Çünkü onların güzelliği onları böbürlenmek ve kibirlenmek gibi tehlikelere sürükleyebilir. Kadınları sırf malları için nikâhlamayınız! Çünkü mal üstünlüğü onları azdırabilir ve isyana sevk edebilir. Lâkin kadınları dindârlıkları için nikâhlayınız! Şüphesiz burnunun bir kısmı kesik, kulağı delik ve teni siyah dindâr bir câriye, dindar olmayan hür ve güzel kadından daha efdaldir.”

 “Ey İnsanlık! Sizi bir tek canlı varlıktan yaratan, ondan da eşini var eden ve her ikisinden de bir çok erkek ve kadın üreten Rabbınıza karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! (Nisa Suresi 4/1) “Ey insanlık (ailesi)! Elbet sizi bir erkek ve dişiden yaratan Biziz; derken sizi kavimler ve kabileler haline getirdik ki tanışabilesiniz. Elbet Allah katında en üstününüz, Ona karşı sorumluluk bilinci en üstün olanınıdır.” (Hucurat Suresi 49/13) Hucurat suresinin 10.Ayetinde mü’minlerin kardeş olduğu ifade edilerek insanlıkta eşitlik ilkesi getiriliyor . Üstünlüğün takva ile olduğu net ilen ediliyor. Bu durumda farklılıklar, insanlık ailesinin ve ailele kurumunun oluşmasında üstünlük göstergesine değil, tanışma gerekçesi oluyor... Kadın ve erkek farklı yaratılmışlardır.

Psikolojik ve fizyolojik farklılıkları vardır. Şüphesiz bu farklılıklar ne üstünlük ne de güç göstergesidir. Bu farklılıkları bilenler : Sorumluluklarını bilenler ve üstünlük yarışını takvayla kazanmak isteyenlerdir. Beşer hayatının devamı için büyük önem arzden evlilik müslüman için Allah’ın razasını kazanmaya vesile olmalıdır. “Hiç iyilikle kötülük aynı seviyede olur mu ?

 Sen kötülüğü iyilikle salıver. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sana candan bir dost oluverir.“ (Fussilet 41/42)


Hz.Muhammed (s.a.v.) ‘in evliliklerine bakarsak farklı evliliklerinde davet ve akrabalık bağlarını kuvvetlendirmek olduğunu görüyoruz. Bir müslüman herşeyden evvel bu maksatla , ihlaslı ve halis niyetle evliliğe yaklaşırsa, ona, davetinde kendisine yardımcı ve eş olacak kişi ile evlenmeyi arzulayacaktır. Eş seçiminde ahlakı ve yaşayışı önem arzedecektir. Günümüzdeki evlilikler hayatın tabi şartlarına uyularak ve nefsin bir takım ihtiyaçlarını karşılalamak amacıyla olduğundan dolayı bir çok problemler doğurtmuştur.

 Bize her yönden örek olan Hz.Muhammed (s.a.v.)in bütün evliliklerde içtimâî bir hikmet ve maslahatı göz önünde bulundurduğu unutulmamalıdır. O da, kalbleri kendisine ve İslâma ısındırmak, kabileleri akrabalık bağı kurarak etrafında toplamak, kendisine ve İslâma yardımcı kılmaktı. Malûmdur ki, insan bir kabileden veya bir aşiretten evlendiği zaman, onun ile o kabile veya aşiret arasında bir yakınlık meydana gelir. Bu da, tabiî olarak onları o insanın yardımına koşturur. Abdullah bin Amr (r.a.) peygamberimizin şöyle buyurduğunu anlatıyor: “Allah merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Sizler yeryüzündekilere merhametli olun ki, göktekiler de size rahmet etsinler. Rahim (akrabalık bağı ) Rahmandan bir bağdır. Kim onu korursa Allah onunla (Rahmet bağı) kurar. Kim onu koparırsa, Allah’da ondan (Rahmet bağını) koparır.” “Sizin en hayırlınız ailesine en çok hayırlı olanınızdır. Ben ailesine karşı sizin en hayırlınızım”

EVLİLİKLERDEN BEKLENTİLER
Huzur bulmak Meveddet-Sevgi Mahremiyet ( örtü olmak) Birlikte nesiller yetiştirmek Gerçekci ve az beklenti içinde olanlar bu beklentilerine daha çabuk ulaşanlardır. Bunu başarabilmek de ancak dünyaya misafir olarak gelip, görevinin kulluk olduğunu kavrayıp bu doğrultuda yaşaması ile mümkündür. Bize en güzel şekli vererek bizi yaratan Cenab-ı Hakk’ın sözlerine kulak verenler hem bu dünyada hemde ahirette mutlu olacaklardır. “İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostu ve koruyucusudurlar: İyi ve doğru olanı önerir; kötü ve yalnış olanı önlerler ve namazı içtenlikle kılarlar; zekatı da seve seve verirler; Allah’a ve O’nun elçisine uyarlar. İşte onlardır Allah’ın rahmetini bahşettiği kimseler. Çünkü her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden yalnızca Allah’tır.” ( Tevbe Suresi 9/ 71)


Asiye Türkan


Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.