Aile Saadetimiz için yola çıktık !!!

“Din kelimesi Kur’an’i Kerim’de eksiksiz bir düzeni ifade ettgi görülür. Söz konusu bu düzendört unsurdan meydana gelir;

1-Hakimiyet ve yüce egemenlik
2-Bu yüksek egemenlik ve hakimiyete itaat edip, boyun egmek
3-Bu hakimiyetin otoritesi altindameydana gelen fikri ve ameli nizam
4-Bu nizama uymaya ve ihlasla baglanmaya karsi bu yüce egemenlign verdigimükafat ve karsi gelmek suretiyle isyan etmeye verdigi ceza.” (1)
Bu bilgi isiginda diyebiliriz ki din; akil sahipleri için nebileri araciligiyla kitabi ve hikmeti açiklamak üzere, yaradicimizla ve yarattiklariyla ilskilerimizin düzenini anlatan bir olgudur. Cenabi-i Hak yarattigi her seyi fitratina uygun yaratir. O zaman fitrat nedir?
“Fitrat; varliklarin yapisini olusturan, gelistiren ve degistiren kanunlar bütünüdür.Bu kanunlar, Allah’in sey için olusturudgu ölçülerin ve seyler arasi ilskilerin incelenmesi ile ortaya çikar. Insanlarin, hayvanlarin, bitkilerin, yerin, gögün, kurumlarin, kavramlarin hâsili her seyin yapisi ve isleyisi fitrata göredir.Kur’an’da bu kanunlar ve onlarla olusan varliklardan her biri birer varlik sayilmistir. Bu ayetlerle Kur’an ayetleri arasindatam bir bütünlük vardir.
Allah Teâlâ söyle buyurur: “Sen yüzünü dosdogru bu dine, Allah ’in fitratina çevir. O, insanlari ona göre yaratmistir. Allah’in yarattiginin yerini tutacak bir sey yoktur. Iste saglam din bu dindir. Ama insanlarin çogu bunu bilmezler.” (Rum 30/30)
Bu âyete göre din, fitrattir. Bundan dolayi Kur’ân’da, sik sik fitrata vurgu yapilmis ve Kur’ân’daki örneklerin tamami fitrattan yani dogadan seçilmistir.„
Fitrata uyan din Islam’dir. “Kim Islam’dan baska din ararsa, bu ondan kabul edilmez. O, ahirette, kaybetmis olanlardan olur.” (Al-i Imrân 3/85) (2)
Fitrata uyan din islam ve Islami anlatan son kitap Kur’an bize örnek aileleri de göstermistir süphesiz. Yaptigi bir hatadan dolayi Misiri terk etmek zorunda kalan Hz. Musa (a.s.) yollara düsmüs, bir kuyunun basina vardiginda hayvanlarini sulamaya çalisan iki kiz görmüs ve onlara hayvanlarini sulamada yardim etmistir. Sonra bir gölgeye çekilmis ve su sekilde dua etmistir; “ Ya Rabbi! Senin indirecegin her hayra muhtacim”(3)
Ve devamini Cenab-i Allah söyle anlatmistir;
"O sirada, kadinlardan biri utana utana yürüyüp ona geldi: "Babam sana sulama ücretini ödemek için seni çagiriyor." dedi. Musa ona gelince, basindan geçeni anlatti. O: "Korkma! Artik zâlim milletten kurtuldun."dedi. Iki kadindan biri: "Babacigim, onu ücretli olarak tut. Ücretle tuttuklarinin en iyisi bu güçlü ve güvenilir adamdir." dedi. Kadinlarin babasi, "Bana sekiz yil çalismana karsilik bu iki kizimdan birini sana nikâhlamak istiyorum. Eger on yila tamamlarsan, o senden bir lütuf olur. Ama sana agirlik vermek istemem. Insallah beni iyi kimselerden bulacaksin." dedi. Musa: "Bu seninle benim aramdadir. Bu iki süreden hangisini doldurursam doldurayim, bir kötülüge ugramayacagim. Söylediklerimize Allah vekildir." dedi." (4)
Görülen o ki, Allah Teâlâ kulu Musa’nin duasina en güzel sekilde icabet etmistir. O böylece Hz. Suayb (.a.s.)’a yakin olabilmenin yani sira, hem bir barinaga, hem de kendini sevecek, hayatini onunla paylasacak bir yol arkadasina kavusmustur.
Hz. Musa gibi bizlerde iki kapili han hükmünde olan dünyaya girdik. Bu kapidan girdik, diger kapidan çikacagiz. Bu Allah’in sünnetullahidir. Bu dünya ne güzeller, ne zenginler, ne makam sahibi insanlar görmüs ve ayni zamanda ne büyük acilara sahitlik etmistir. Lakin sonunda arkada birakilanlar onlari ya onlarin iyilikleriyle anilmalarina yada kötülükleriyle anilmalarina vesile olmustur.
Hazinelerinin anahtarlarini ancak güçlü develerin tasiyabildigi Karun’un (5) “ Bu servet bana ancak bendeki bir bilgiden dolayi verildi”(6) diyerek övündügü zenginligi, azginligini artirip maliyla beraber helâk olusuna sebep olmustur. “ Nihayet biz O’nu da, sarayini da yerin dibine geçirdik. Artik Allah’a karsi kendisine yardim edecek avanesi olmadigi gibi, o, kendini savunup kurtaracak kimselerden de degildi.”(7)
Kendisine hiçbir kula nasip olmayan dünya nimetleri ve saltanat bahsedilen Sultan Süleyman (a.s.) ise Sebe Melikesi Belkis’in kilometrelerce uzaktaki tahtini karsisinda bulunca:“Bu, sükür mü yoksa nankörlük mü edecegim diye beni denemek için Rabbimin bana bir lûtfudur. Kim sükrederse ancak kendisi için sükretmis olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakimdan sinirsiz zengindir, cömerttir.”(8) diyerek Rabbine sükretmis ve böylece kendisine verilen nimetler onun ancak imanini artirmistir.
Bizi dogru yola ileten, egriyi dogrudan ayirt edebilmemizi saglayan ve bize en güzel olani sunan Kur’an-i Kerim’de Cenab-i Hak, anlamak ve ögüt almak isteyenlere birçok misal sunmustur:
“ O halde ögüt fayda verecegi için ögüt ver.(Allah‘a) saygi duyan kisi ögütten yararlanacaktir.” (9)
Mehmet Okuyan, A’lâ suresi’ nin açiklamasinda yaratilis gayesini su sekilde anlatir; “Bütün yaratilmislarin mutlak surette bir yaradilis gayesi vardir; iste Kur-an bu amaca “onlarin hidayeti” H,dayeti ise; Varliklarin yaradilis amacina uygun bir seklide programlanmasi olarak sfade etmistir.(10)
Firavun’un Hz. Musa ve Hz. Harun’a sordugu;“Sizin Rabbiniz kimmis?” sorusuna, Hz. Musa söyle cevap vermisti: “Bizim Rabbimiz her seye yaradilisini veren ve onu yaratilis amacina uygun yönlendirendir.”(11)
Demek ki hidayet, yaradilis hedefini Cenab-i Hakk’in göstermesidir. Yaradilisimizin yani fitratimizin geregi ise Kur’an-î programa uygun, tevhid çevresinde lâyikiyla Allah’a kul olmaktir. Kâinatta bütün yaratilanlar kendi hidayeti ile devamdadirlar. Arinin hidayetinin bal vermesi, tavugun hidayetinin yumurta vermesi, günesin hidayetinin isik ve isi vermesi gibi... Insanin hidayeti de yaradilis gayesine uygun olarak inandigi Rabbine layikiyla kul olabilmek için dünyayi ahirete tercih etmeden, Yaradan’i ikinci siraya koymadan, yani sirk kosmadan, hayatini en güzel sekilde yasamak için bütün enerjisini harcamasidir...
Ailelerin paramparça oldugu, sevgilerin çöpçülerin süpürgelerine terk edildigi, sayginin zedelenip, merhametin kalmadigi bir toplumda Cenab-i Hak süphesiz Kendisine saygi duyan kullarina ögüt vermistir:
“ Yine sizin için kendileriyle huzur bulasiniz diye kendi türünüzden esler yaratmasi, araniza sevgi ve merhamet yerlestirmesi de O’nun mucizevî isaretlerinden biridir. Süphesiz bütün bunlarda düsünen bir topluluk için alinacak dersler vardir. “ (12)
Cenab-i Hak kendileriyle huzur bulalim diye bizim için karsi cinsten esler yaratmis ve eslerin bir araya gelebilmeleri içinde sevginin, meveddetin, merhametin ve acima duygusunun olmasini sart kosarak bunu da kendi varligina delil olarak sunmustur. Bundan süphesiz düsünen insanlar faydalanacak, hayatlarina anlam katip sevgi ve merhamet dolu bir yuvaya sahip olmak için muhakkak ellerinden gelen gayreti göstereceklerdir.
“Ey gençler sizden evlenmeye güç yetirenler evlensin. Zira evlilik gözü harama bakmaktan iffet ve namusu harama düsmekten daha çok korur” (13)
“Nikâh benim sünnetimdir. Benim sünnetimle amel etmeyen benden degildir" Evleniniz, çogaliniz. Zira ben kiyamet günü sizin çoklugunuzla diger ümmetlere karsi iftihar edecegim...„( 14)
Allah’u Teâlâ’nin Nur suresinin 32. ayetinde evlendirin(15) emriyle önemini vurguladigi, insanin fitratinda olan evliligin, yukaridaki hadis-i seriflerden de anlasilacagi gibi ayni zamanda Peygamber Efendimiz’inde bir sünneti oldugunu görüyoruz.
Kur’an’da evlilik, ebedi bir akit, agir sorumluluk isteyen bir anlasma olarak tanimlanir. (16) Aile kurulurken, evlilikte ve çikabilecek anlasmazliklarda eslerin birbirlerine karsi görevlerinden bahsedilir.(17) Evlilikteki gayenin neslin çogalmasi ve devami oldugu(18) vurgulanirken sehvetin de kontrol altina alinmasi hedeflenir. Eslerin yakinlik derecesi açiklanirken onlarin birbirleri için birer elbise olduklari söylenir.(19)
Kur’an-i Kerim’e göre erkek, evin idarecisi, bakicisi ve hâkimidir. Ev içinde ve disindaki agir sorumluluklarindan dolayi kadinlar üzerinde kaimdirler. Ailede kadin ve erkegin belirli hak ve yükümlülükleri vardir. Bu durum ayet ve hadislerde su sekilde ele alinmistir:
“Erkekler kadinlarin koruyup kollayicilaridirlar..” (20)
"Kisi ailesinin koruyucusudur ve onlardan sorumludur(21)
“-Ey Allah'in Elçisi! Kadinlarin erkekler üzerindeki haklari nelerdir?” sorusuna Peygamberimiz (s.a.v.) cevaben söyle buyurmustur:
“Yediginden yedirmesi, giydiginden giydirmesi (kadinin kocasi üzerindeki hakkidir.) Sakin (esinin)yüzüne vurmasin, ona kötü muamelede bulunmasin, evin disinda onu terk etmesin” ( 22)
Evin idarecisi olarak görev yapan erkek hanimina iyi davranmak durumundadir. “Onlarla iyi geçinin” ( 23) Kadin ve erkek iffet ve namusunu korumakla yükümlüdür. (24)
Kur’an’da anne ve babanin çocuklarina karsi görevlerinden de bahsedilmistir. Buna göre çocuklari sevmek ve deger vermek, onlara bir emanet ve imtihan vesilesi gözüyle bakmak, yetismeleri ve egitimleriyle yakindan ilgilenmek, onlari dünya ve ahiret tehlikelerinden korumak ebeveynlerin çocuklarina karsi baslica görevlerindendir.
Kur’an’a göre aile modern dünyada anlasildigi üzere sadece anne, baba ve çocuklardan olusmaz. Anne-babanin disinda akraba da aile taniminin içindedir. Anne-baba iyilige en lâyik kisilerdir. Bu sebepledir ki Allah (c.c.) Kendisine ibadetten hemen sonra anne ve babaya iyiligi emretmis, onlari kendisine iyilik ve yardim edilmesi gerekenlerin en basinda saymistir. (25)
Rabbimiz anne-babaya iyi davranmanin gerekliliginin yani sira, ayrica onlarin razi olmayacagi seyleri yapmaktan kaçinmak ve ögütlerini dinlemek konusunda da bizleri uyarmistir.
Allah Teâlâ çekememezlik ve anlasmazliktan uzak, yardimlasma ve dayanismayi esas alan bir kardeslik ahlakini hedeflemektedir. Anlasmazlik durumlarinda meselenin Allah’a ve Resulüne danisilmasini emretmistir. ( 26) Ayrica, akrabalik görevlerini yerine getirenleri övmüs, aile çevresiyle ilgiyi kesmeyi münafiklik ve fasiklik olarak nitelemistir.(27)
Akrabaya ve çevremizdekilere, manevi yardimin yani sira maddi yardimda da bulunmamiz gerekmektedir: “Akrabaya, yoksula ve yolda kalmisa hakkini ver ” (28) mealindeki ayetlerde yardim kesin bir emir ifade eden ahlaki yükümlülüklerdendir.
Allah’u Teala Kur’an-i Kerimde bir aileyi kalici kilan unsurlarin madde, makam veya servet degil; sevgi, sadakat ve merhamet gibi degerler oldugunun bize bir çok örnegini sunar…
Cenab-i Allah Al-i Imran suresinin 33 ve 34. ayetlerinde söyle buyurur; “Süphesiz Allah Adem’i, Nuh’u, Ibrahim ailesini ve Imran ailesini birbirinden gelmis birer nesil olarak seçip alemlere üstün kildi. Allah her seyi hakkiyla isitendir, bilendir. “
Insanlik ailesinin anne ve babasi olan, Allah adi ile ilk kandirilan, rahata alismisken yeryüzündeki sikintilara katlanan, hata yapan ama yaptigi hatanin farkina varip af dileyerek cenneti tekrar hak eden iki örnek insan: Hz. Âdem ve Hz. Havva...
Rabbimiz bize Âdem ve Havva ile baslayan insanlik serüveniyle (29) ailenin fitrattan oldugunu ve yalnizligin sadece Kendisine mahsus oldugunu bir kere daha göstermistir. Bu baglamda aile, yeryüzünün en köklü, insanlik tarihiyle yasit, eski ama eskimeyen kurumudur. Her ne kadar Âdem ile Havva’nin aile hayati cennette basladiysa da, birlikte isledikleri bir hata yüzünden ikisi de cennetten kovularak cezalandirilmislar; fakat beraber yaptiklari hatanin yine beraberce farkina vararak birlikte tevbe etmis ve böylece inananlar için çok degerli bir rol model olmuslardir. Evlat acisiyla imtihana tabi tutulan ilk ebeveyn olduklari halde asla isyan etmemeleriyle de arkalarindan gelecek olan tüm anne ve babalara ibretlik bir öykü ve unutulmaz bir ders birakmislardir.
Karisiyla (30) ve evladiyla ( 31) imtihan edilen baba ve es olan Hz. Nuh (a.s.), kavminin verdigi sikintiya tam 950 yil ( 32) katlandiktan sonra (a.s.) Rabbine söyle niyaz etti:„ Rabbim beni yalanlamalarina karsi bana yardim et „ ( 33)"Benimle onlarin arasinda sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar." (34) Ve duasina söyle devam etti:“ Ey Rabbimiz! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde birakma! Çünkü sen onlari birakirsan, kullarini saptirirlar; sadece ahlâksiz ve kâfir kimseler yetistirirler. Rabbim! Beni, ana babami, iman etmis olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadinlari bagisla. Zalimlerin de ancak helâkini arttir. „ (35) Peygamber esi ya da peygamber evladi olmanin kisiye hiç bir faydasinin olmadigini, Nuh (a.s)’in evladina duydugu muhabbetten ötürü onun kurtulmasi talebine Allah’in vermis oldugu su cevaptan anliyoruz:“ Ey Nuh! O, asla senin ailenden degildir. O’nun yaptigi iyi olmayan bir istir. O halde hakkinda hiç bir bilgin olmayan seyi benden isteme. Ben sana cahillerden olmamani ögütlerim“ (36)(a.s.) Rabbinin bu ikazi karsisinda Hz. Nuh korkusunu ve pismanligini su sekilde dile getirmistir:“Rabbim! Ben senden hakkinda bilgim olmayan seyi istemekten sana siginirim. Eger beni bagislamaz ve bana acimazsan, süphesiz ziyana ugrayanlardan olurum.“ ( 37)
Tek basina bir ümmet olma unvanini almis, tevhid mücadelesinde en çok ismini duydugumuz, O’nun milleti olmakla övündügümüz ve her alandaki örnek hayatina sahit oldugumuz Hz. Ibrahim (a.s.)…Çaginin yönetimine, kavmine ve en önemlisi putperest babasina karsi verdigi mücadeleyle, esleriyle, evlatlariyla ve dualariyla bize yol gösteren Hz. Ibrahim (a.s.)..
Kur’an’da: “ Ibrahim_de ve O‘nunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardir. „ (38) buyuran Rabbimiz, ehl-i kitabin Hz.Ibrahim hakkinda tartistismalari karsisinda onlari bilgi sahibi olmadiklari bir konuda tartismaya girmemeleri hususunda uyardiktan sonra: “ Ibrahim ne Yahudi idi, ne de Hiristiyan. Fakat O hanif, bir müslümandi. Allah’a ortak kosanlardan da degildi „( 39) buyurarak onun hakkindaki tartismalara son noktayi koymustur.
Kendisine Ihtiyarliginda evlat sevgisini tattirarak ona Ismail ve Ishak’i veren Allah’a hamd ettikten sonra su sekilde dua ederek bize de dua etmede örnek sunar Hz.Ibrahim;
“ Rabbimiz! Beni namaza devam eden kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duami kabul eyle. Rabbimiz! Hesap görülecek günde beni, ana- babami ve inananlari bagisla.„ ( 40)
Her namazimizda salatüs selamlarla andigimiz Hz. Ibrahim bize ölümsüz dersler birakmistir. Örnek hayatiyla bizlere:“Iman sadakat ister” “Sabrin sonu selamettir” ve “Evlat, anne babanin hem duasi hem aynasidir” dedirtmistir.
Kur’an bize bir roman akiciligiyla okuyabilecegimiz ve kissalarin en güzeli ( 41) olarak nitelendirdigi Yusuf Peygamberin kissasinda Yakup (a.s.)‘in ailesini de tanitir. Kardesler arasinda çikan kiskançligin öyküsünü anlatirken sanki bizlere „kardesler arasinda olur böyle seyler“ diyerek biz ebeveynleri teselli etmek istemektedir. Hz. Yakup (a.s.)‘ in sabri ve iffetin en güzel örnegi Hz. Yusuf (a.s.)‘in affi , kötü baslayan hikayeyi mutlu sona erdirir.
Kur’an bize Allah katinda erkek ya da kadin olmanin üstünlük getirmedigini cok güzel bir sekilde anlatan Imran ailesinden de bahseder. Konuyla ilgili ayetlerde genç yasta dul kalmis iffetli, yillarca evlat özlemiyle yanmis Hanne’nin karnindaki yavrusunu Allah’a adayisini ( 42), adaginin kiz oldugu halde adaginin kabul edilisini, Rabbinin katindan riziklarla beslenip özel bir bitki gibi peygamber elinde yetistirilisini (43) anlatilir; böylece gelenegin kadin konusundaki algilari düzeltilerek aslolanin „Meryem„ gibi olabilmek ve bu adanmisliga göre yasayabilmek oldugunun alti çizilir.
Lokman suresinde de baba ile ogul arasinda geçen konusmadan çikardigimiz nasihatte de mutlulukta birinci sartin Allah’a ortak kosmamak oldugunu görürüz.(44) Sonrasinda anne babaya iyi davranmak, namaz kilmak, iyiligi emretmek, kötülükten alikoymak, sabirli olmak, kibirli olmamak gibi daha bir çok nasihata yer verir yüce Yaradan. Iyiliklerin asla karsiliksiz kalmayacagini, her nerede olursa olsun hardal tanesi kadar bile olsa yapilan her iyiligin mükafatlandirilacagini beyan eder Rabbimiz…(45)
Alemlere rahmet Hz. Muhammed (s.a.v.) in ailesinden de bahseder yüce Kur’an. Ahzab suresinde Allah resulünün ailesinde yasanan olumsuzluklardan bahsedilirken, bir yandan Efendimiz’e bu durumda takinacagi tavir konusunda uyarilar yapilmakta, diger yandan peygamber esleri Allah ve Resulüne itaat hususunda ikaz edilmektedirler.(46) Peygamber ailesi dahil sorunsuz aile yoktur. ( Tahrim suresi ilk ayetleri )Ancak sorunlarinin farkina varip çözme gayreti içinde olan aileler mutlu ve kalici olmuslardir. Öfke ve siddetin hakim oldugu ailelerde diyalog ve sükûnete yer yoktur. Buda bu gibi ailelerde problemleri çözümsüz hale getiren ana nedendir.
Sözün özü; dünya ve ahiret mutluluguna talip olan mü‘minlere Cenab-i Hak Tahrim Suresi 66/ 6. ayetinde “Kendinizi ve ailenizi, yakiti insanlar ve taslar olan atesten koruyun. O atesin basinda gayet kati, çetin, Allah’in kendilerine verdigi emirlere karsi gelmeyen ve kendilerine emredilen seyi yapan melekler vardir. „ buyurarak gayretli olmamizi ögütler.
“ O, ölümü ve hayati hanginizin daha güzel yapacagini sinamak için yaratmistir. ( 47) Imtihan daha iyi olmanin aracidir. Iyilerden olma gayretini en yakinlardan baslatamayanlar, Kur’an ahlâkiyla ahlâklanamayanlardir.Hz. Peygamberin ahlakiyla ahlaklanmak zorunduyuz. (48) Nitekim Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz “ En hayirliniz ailesine hayirli olandir. Bana gelince ben ailesine en hayirli olaninizim.“ (49) buyururken örnekiligi ile bize bunun yollarini göstermistir.
Sayginin, sevginin, karsilikli güven ve sadakatin, karsilikli yardimlasma ve dayanismanin oldugu yuvalarda mutlulugun olmasi ancak esine ve akrabalarina iyi davranmakla olur.

Dipnot:
1-Mevdudi; Kur’an’a Göre Dört Terim, Sayfa : 111
2-Prof. Dr. Abdulaziz Bayindir; Kur’an Isiginda Dogru Bildigimiz Yalnislar, sayfa :152
3-Kassas ;, 28/24
4-Kasas ; 28/25-28
5-Kasas ; 28/76 : “Karun Musa’nin kavminden idi de onlara karsi azginlik etmisti. Biz O’na öyle hazineler verdik ki anahtarlarni güçlü kuvvetli bir topluluk zor tasirdi. Kavmi O’na demisti ki: Simarma! Bil ki Allah simaranlari sevmez.”
6-Kasas ; 28/78
7-Kasas ;28/ 81
8-Neml; 27/40
9-A’la ; 87/ 8,9
10-Kisa Surelerin tefsiri; Mehmet Okuyan: Sayfa 86
11-Taha ; 20/ 49,50
12-Rum ; 30/21
13-Buhari, Nikâh, 3, VI, 117; Müslim, Nikâh 1, II, 1018
14-Ibn Mâce, Nikâh, 1,I, 592
15-Nur Suresi 4/32:” Içinizde evli olmayanlari, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanlari evlendirin. Eger fakir iseler Allah, kendi fazlindan onlari zengin eder. Allah genis (nimet sahibi)dir, bilendir.”
16- Nisa ; 4/20,21; “ Bir esi birakip yerine bir baska esi almak isterseniz, onlardan birine (öncekine) yüklerle (mal ve para) vermisseniz bile ondan hiç bir sey almayin. Ona iftira ederek ve apaçik bir günaha girerek verdiginizi alacak misiniz? Onu nasil alirsiniz ki, birbirinize katilmis (birleserek içli-disli olmus)tiniz. Onlar sizden kesin bir güvence (kuvvetli bir ahid) de almislardi.“
17-Bakara ; 2/ 228; „Bosanmis kadinlar kendi kendilerine üç 'ay hali ve temizlenme süresi' beklerler. Eger Allah'a ve ahiret gününe inaniyorlarsa Allah'in rahimlerinde yarattigini saklamalari onlara helal olmaz. Kocalari, bu süre içinde barismak isterlerse, onlari geri almada (baskalarindan) daha çok hak sahibidirler. Onlarin lehine de, aleyhlerindeki maruf hakka denk bir hak vardir. Yalniz erkekler için onlar üzerinde bir derece var. Allah Aziz'dir. Hakim'dir. “
18- Bakara ; 2/ 223; “Kadinlariniz sizin tarlanizdir; tarlaniza dilediginiz gibi varin. Kendiniz için (gelecege hazirlik olarak güzel davranislar) takdim edin. Allah'tan korkup-sakinin ve bilin ki elbette O'na kavusucusunuz. Iman edenlere müjde ver.”
Nahl ; 16/ 72 ;”Allah size kendi nefislerinizden esler yaratti ve size eslerinizden çocuklar ve torunlar yaratti ve sizi güzel seylerden riziklandirdi. Simdi onlar, batila mi inaniyorlar ve Allah'in nimetini inkar mi ediyorlar?”
19 - Bakara ; 2/ 187; ... Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz...”
20- Nisa ; 4/34
21- Buhârî, Ahkâm 1, VIII, 104. Nikâh 81, VI, 146; 90, VI, 151. Tirmizî, Cihâd 27, 1705, IV, 208; Ebû Dâvud, Imâret 1, III, 232.
22- Ibn Mace, Nikah 3, I, 594.
23- Nisa;i 4 /19
24- Nur ; 24/ 30,31
25- Isra 17/23-24; “ Rabbin, O'ndan baskasina kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayi emretti. Sayet onlardan biri veya ikisi senin yaninda yasliliga ulasirsa, onlara: "Öf" bile deme ve onlari azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara aciyarak alçakgönüllülük kanadini ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasil terbiye ettilerse Sen de onlari esirge."
Bakara 2/ 215; “Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "Hayir olarak infak edeceginiz sey, anne-babaya, yakinlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmisadir. Hayir olarak her ne yaparsaniz, Allah onu süphesiz bilir."
Nisa 4/36;” Allah'a ibadet edin ve O'na hiç bir seyi ortak kosmayin. Anne-babaya, yakin akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakin komsuya, uzak komsuya, yaninizdaki arkadasa, yolda kalmisa ve sag ellerinizin malik olduklarina güzellikle davranin. Çünkü, Allah, her büyüklük taslayip böbürleneni sevmez.
Nahl 16/ 90; “Süphesiz Allah, adaleti, ihsani, yakinlara vermeyi emreder; çirkin utanmazliklardan (fahsadan), kötülüklerden ve zorbaliklardan sakindirir. Size ögüt vermektedir, umulur ki ögüt alip-düsünürsünüz.
Lokman 31/ 14;” Biz insana anne ve babasini (onlara iyilikle davranmayi) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karninda) tasimistir. Onun (sütten) ayrilmasi, iki yil içindedir. "Hem bana, hem anne ve babana sükret, dönüs yalniz banadir."
Ahkaf 46/15, 17- „Biz insana, 'anne ve babasina' iyilikle davranmasini tavsiye ettik. Annesi onu güçlükle tasidi ve onu güçlükle dogurdu. Onun (hamilelikte) tasinmasi ve sütten kesilmesi, otuz aydir. Nihayet güçlü (erginlik) çagina erip kirk yil (yasin)a ulasinca, dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdigin nimete sükretmemi ve senin razi olacagin salih bir amelde bulunmami bana ilham et; benim için soyumda salahi ver. Gerçekten ben tevbe edip Sana yöneldim ve gerçekten ben müslümanlardanim. Iste bunlar; yaptiklarinin en güzelini kabul ederiz ve kötülüklerinden geçeriz; (bunlar) cennet halki içindedirler. (Iste bu,) Onlara va'dolunan dogru bir vaaddir. O kimse ki, anne ve babasina: "Öf size, benden önce nice nesiller gelip geçmisken, beni (diriltilip) çikarilacagimla mi tehdit ediyorsunuz?" dedi. O ikisi (anne ve babasi) ise Allah'a yakararak: "Yaziklar sana, iman et, süphesiz Allah'in va'di haktir." (derler; fakat) O: "Bu, geçmislerin masallarindan baskasi degildir" der.
26- Ahzap 33/56;” Süphesiz, Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona selam verin. „
27- Bakara 2/27; „ Ki (bunlar) Allah'in ahdini, onu kesin olarak onayladiktan sonra bozarlar, Allah'in kendisiyle birlestirilmesini emrettigi seyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çikarirlar. Kayba ugrayanlar, iste bunlardir.“
Ra’d 13/21, 25; „Ve onlar Allah'in ulastirilmasini emrettigi seyi ulastirirlar. Rablerinden içleri saygi ile titrer, kötü hesaptan korkarlar. Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hosnutlugunu) isteyerek sabrederler, namazi dosdogru kilarlar, kendilerine rizik olarak verdiklerimizden gizli ve açik infak ederler ve kötülügü iyilikle savarlar. Iste onlar, bu yurdun (dünyanin güzel) sonucu (ahiret mutlulugu) onlar içindir. Onlar, Adn cennetlerine girerler. Babalarindan, eslerinden ve soylarindan 'salih davranislarda' bulunanlar da (Adn cennetlerine girer). Melekler onlara her bir kapidan girip (söyle derler: "Sabrettiginize karsilik selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel." Allah'a verdikleri sözü, onu kesin olarak onayladiktan sonra bozanlar, Allah'in ulastirilmasini emrettigi seyi kesip-koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çikaranlar; iste onlar, lanet onlar içindir ve yurdun kötü olani da onlar içindir.“
Muhammed 47/22; “Demek, 'is basina gelip yönetimi ele alirsaniz' hemen yeryüzünde fesad (bozgunculuk) çikaracak ve akrabalik baglarinizi koparip parçalayacaksiniz, öyle mi?”
28- Isra 17/26; “Akrabaya hakkini ver, yoksula ve yolda kalmisa da. Israf ederek saçip-savurma.”
Rum 30/38; “Öyleyse yakinlara hakkini ver, yoksula da, yolcuya da. Allah'in yüzünü (rizasini) isteyenler için bu daha hayirlidir ve felaha erenler onlardir”
29- Hucurat 49/13
30- Tahrim 66/ 10 : “Allah, inkar edenlere, Nuh'un esini ve Lut'un esini örnek verdi. Ikisi de, kullarimizdan salih olan iki kulumuzun nikahlari altindaydi; ancak onlara ihanet ettiler. Bundan dolayi, (kocalari) kendilerine Allah'tan gelen hiç bir seyle yarar saglamadilar. Ikisine de: "Atese diger girenlerle birlikte girin" denildi.“
31- Hud 11/ 42,46; “ (Gemi) Onlarla daglar gibi dalga(lar) içinde yüzüyorken Nuh, bir kenara çekilmis olan ogluna seslendi: "Ey oglum, bizimle birlikte bin ve kafirlerle birlikte olma." (Oglu) Dedi ki: "Ben bir daga siginacagim, o beni sudan korur." Dedi ki: "Bugün Allah'in emrinden, esirgeyen olan (Allah)dan baska bir koruyucu yoktur." Ve ikisinin arasina dalga girdi, böylece o da bogulanlardan oldu. Denildi ki: "Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sen de tut." Su çekildi, is bitiriliverdi, (gemi de) Cudi (dagi)üstünde durdu ve zalimler topluluguna da: "Uzak olsunlar" denildi. Nuh, Rabbine seslendi. Dedi ki: "Rabbim, süphesiz benim oglum ailemdendir ve senin va'din de dogrusu haktir. Sen hakimlerin hakimisin." Dedi ki: "Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden degildir. Çünkü o, salih olmayan bir is (yapmistir). Öyleyse hakkinda bilgin olmayan seyi benden isteme. Gerçekten ben, cahillerden olmayasin diye sana ögüt veriyorum."
32- Ankebut 29/14 Andolsun, biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik, içlerinde elli yili eksik olmak üzere bin sene yasadi. Sonunda onlar zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayiverdi.
33- Mu-min;23/26
34- Su’ara 26/118
35- Nuh 71/26,27,28)
36 -Hud 11/46
37- Hud 11/ 47)
38- Mümtahine 60/ 4
39- Al-i Imran 3/ 67
40- Ibrahim 14/40,41
41- Yusuf 12/ 3; „Biz bu Kur'an'i sana vahyetmemizle, en güzel kissalari gerçek bir haber (kissa) olarak sana aktariyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandin.“
42- Al-i imran 3/ 35 „Hani Imran'in karisi: "Rabbim, karnimda olani, 'her türlü bagimliliktan özgürlüge kavusturulmus olarak' Sana adadim, benden kabul et. Süphesiz isiten bilen Sensin Sen" demisti. „
43-) Al-i imran 3/ 37; „Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetistirdi. Zekeriya'yi ondan sorumlu kildi. Zekeriya her ne zaman mihraba girdiyse, yaninda bir yiyecek buldu: "Meryem, bu sana nereden geldi?" deyince, "Bu, Allah Katindandir. Süphesiz Allah, diledigine hesapsiz rizik verendir" dedi.“
(44)Lokman 31/13; “Hani Lukman ogluna -ögüt vererek- demisti ki; "Ey oglum, Allah'a sirk kosma. Süphesiz sirk, gerçekten büyük bir zulümdür."
45.lokman 31/14-18; “ Biz insana anne ve babasini (onlara iyilikle davranmayi) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karninda) tasimistir. Onun (sütten) ayrilmasi, iki yil içindedir. "Hem bana, hem anne ve babana sükret, dönüs yalniz banadir. Bununla birlikte, onlarin ikisi (annen ve baban) hakkinda bir bilgin olmayan seyi bana sirk kosman için, sana karsi çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatin) da onlara iyilikle (ma'ruf üzere) sahiplen (onlarla geçin) ve bana 'gönülden-katiksiz olarak yönelenin' yoluna tabi ol. Sonra dönüsünüz yalnizca banadir, böylece ben de size yaptiklarinizi haber verecegim. Ey oglum, (yaptigin is) gerçekten bir hardal tanesi agirliginda olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasindan ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile, Allah onu getirir (açiga çikarir). Süphesiz Allah, latif olandir, (her seyden) haberdardir. Ey oglum, namazi dosdogru kil, ma'rufu emret, münkerden sakindir ve sana isabet eden (musibetler)e karsi sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken islerdendir. Insanlara yanagini çevirip (büyüklenme) ve böbürlenmis olarak yeryüzünde yürüme. Çünkü Allah, büyüklük taslayip böbürleneni sevmez."
46- Ahzab, 33/33;“ Evlerinizde vakarla-oturun (evlerinizi karargah edinin), ilk cahiliye (kadinlari)nin süslerini açiga vurmasi gibi, siz de süslerinizi açiga vurmayin; namazi dosdogru kilin, zekati verin, Allah'a ve elçisine itaat edin. Ey Ehl-i Beyt, gerçekten Allah, sizden kiri (günah ve çirkinligi) gidermek ve sizi tertemiz kilmak ister.“
47- Mülk 67/ 2
48-Kalem 68/4; „Ve süphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.“
49- Ibn-i Mace; Sünen, Nikah 50

 

DIN VE FITRAT ILISKISINDE AILE ( Asiye Türkan)

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.