Asiye Türkan Makaleleri

Sabrın sonu muhakkak selamettir

Sabrın sonu muhakkak selamettir!

Sosyal hayatın içinde hareketli olan, mesleğinin yüklediği ağırlığın altında ezilen, dört duvar arasında yaşanan aile dramlarına şahit olan biri olarak, siz değerli okuyucularıma ibret alınası olan kazın hayatı ile “HUZUR YOLU” köşemde acizane tavsiyeler bulacaksınız…

Tarih boyunca aklını en güzel kullanan insan, ihtiyaçlarını giderebilmek için herkesin bildiği yaratıklardan örnekler almış ve teknolojiyi geliştirmiştir.

Sınırların korunmasında, akademik araştırmalarda, ulaşımda, kör uçuş ve ışıksız ortamlarda uçuşun rahat yapılması için büyük bir çığır açan alet, radar aletidir. Ses dalgaları yayarak çalışan aletin icadında yarasalardan faydalanıldığı bir gerçektir.

Tankın icadında kaplumbağa, balıktan denizaltı, böceklere bakarak helikopterler, günlerce zor geçebileceğimiz yolları geçmede kolaylık sağlayan uçağın icadında da kuşlar modellenmiştir.

Teknolojinin icadına sebep olacak insanı yetiştirmek ve insanı israf etmemek elbette çok daha önemlidir. Ondan dolayı insanlığın saadetine giden yolu da yine hayvanlar aleminden olan kazın hikayesi ile vermek istiyorum.

Kuşların belki de ne dayanıklısı olan, -40 dereceye kadar yaşayabilen ve “ v “ uçuş tekniği ile daha az yorularak çok hızlı yol alışı ile, aklını kullanan insana güzel örnek olabilecek kazın hayatı ibretlerle doludur.

Ömürleri bir tencerede yemek olmak üzere avlanmadıysalar 10-15 yıl olan, tek eşliliği ile bilinen, tüyleri ile rahat yatmamıza sebep olan, Himalaya Dağlarını aşarak uçabilecek donanıma sahip olan varlıklardır.

Yağlı olmaları, soğuktan korunma ve uçuşları için yakıt olması içindir. Yavruları olan kazların kendi tüyleri dökülür ve uçamazlar. Böylelikle hem yenilenmiş, hem de güçsüz yavrularına bakma imkanı oluşmuştur.

Sadakatin, sahiplenmenin, dayanışmanın, birbirine güvenin, birbirine destek olmanın, birbirinden destek almanın, disiplinin, yaşlının, güçsüzün ve güçlünün dayanışma içinde olmasının, öncülerin daha çok iş yapmasının modeli olmuştur.

Başı çekenlerin daha çok yorulduğu, uçuşta yavaşlama olduğunda uyarıların yapıldığı, yorulan başın yerine diğer güçlü kazın geçtiği ve arkasından gelenlerin başta uçan kaza karşı teslimiyeti ve güveni vardır.

Kazlar da öyle akla durgunluk veren bir sahiplenme vardır ki, hastalanma ya da yaralanma gibi sebeplerle uçamayanlara iki refakatçi verilir. İyileşinceye ya da ölünceye kadar başında bekler, bir sonraki gruba katılırlar.

Hak Teala En'am Suresinin 38.ayetinde şöyle buyurur. “ Yeryüzünde bütün canlılar, gökyüzünde iki kanadıyla uçan bütün kuşlar, tıpkı sizin gibi toplumlardır. Bu kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmış değiliz. Sonra Rablerinin huzurunda bir araya getirileceklerdir.”

Yaratılış kuralları gereği yaşayan kuşların model alınması, sanırım bir çok sorunları çözecek mahiyettedir. Toplumda yaşanan olumsuzluklar da çözülmeyecek kadar zor değildir.

Teslimiyetle ve güvenle başa olan bağlılık, hata yaptığı zaman tatlı dille uyarışı, belli bir disiplin içinde hareket edişi, sadık kalınarak her şeyi ile sahiplenişi, iyi ve kötü günde beraber oluşu, muhabbet ederek merhamet edişi ve insanların birbirini af edişi ve kabul etmesi elbette kurtarıcıdır.

Aklın yolu her zaman aynıdır. Lakin aklı sulandıran o kadar çok etkenler vardır ki, aklı bulandırmıştır. Saf ve temiz suyun tadı her zaman aynıdır. Lakin suyun tadını bir çok tatlandırıcılaralar ile bozmuşlardır. Temiz su, tatlı suya tercih edilmiştir.

Birbirinden destek alarak belli bir amaç ve hedef için yol almak isteyenler, beraber iş birliği ve dayanışmaları sonucunda, tıpkı “v” tekniğinde olduğu gibi daha fazla ve hızlı yol alacaklardır. Yalnız hareket edenin ise yorulacağı ve pes edeceği bir gerçektir.

Bütün mesele; her bireyin farklı özellikleri ve güzellikleri olduğunun bilinmesidir. Nasıl ki kazlarda liderlik görevini üstlenen daha çok yoruluyor ve yavaşlama olduğunda diğer güçlü kaz yerine geçiyorsa, hayatın her alanında da aynı olmalıdır.

Ailede ki durum da farklı değildir. Güvenin adresi olan babanın yorulduğu yerde anne, şefkatin sembolü olan annenin yorulduğu yerde evlatlar başı çekmesini bilmelidir. İyi ve kötü zamanlarda aile bireyleri birbirini destek olmalıdır. Ailelerdeki bu güzellik, topluma da aksedecektir.

Demem o ki; göçmen kuşu olan kazlardan alınacak çok örnekler vardır. Yorulmadan, bıkmadan, usanmadan, pes etmeden, elimizdeki nimetleri görerek, güven vererek ve alarak sabırla yola devam edilmelidir. Sabrın sonu muhakkak selamettir.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.