Çocuk

Medyanın Çocuklar üzerindekıi olumsuz etkisi

—Ailelerin, çocuklarının medya araçlarıyla en fazla da televizyon ve internetle ilgileri konusunda planlama imkânından yoksun olması, bazı çocukların zamanının büyük bir bölümünü bu medya araçlarının başında geçirmelerine sebep olmakta, bu da onların günlük hayattan ve ailesiyle ilişkilerinden uzaklaşmasına sebep olmaktadır. Derslere ve aile ilişkilerine önem verilmemeye sebep olan bu durum, çocukların okul ve sosyal hayattaki başarılarını olumsuz yönde etkilemektedir.

—Yine TV ve internet yayınları çocukları, onların sosyal ve psikolojik gelişmelerinde büyük önemi olan oyun ve arkadaş ortamlarından uzaklaştırmakta, çocuğun sosyalleşmesine engel olmaktadır. Bu ortamlardan uzak kalması da çocuğun ileriki hayatında toplumsal ilişkiler kurmasındaki başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Bazen de bütün hayatını etkileyecek olumsuz izler bırakmaktadır. Ayrıca televizyon ve internet, çocukların saldırganlık eğilimlerini ve saldırgan davranışlarını artırmaktadır. Ekranlarda sık gösterilen gerçeklerden uzak kavga şiddet içerikli yayınlar çocuklarda ve gençlerde ruhsal ve psikolojik bozukluklara yol açmakta, özellikle dizilerde göze çarpan karakterlerle kendini özdeştiren genç, saldırgan davranışlar sergilemektedir.

TV programlarındaki hayal ürünü filmlerin gerçek hayatla bağdaştırılmaya çalışılması, gerçek hayatta bulunamayan bu gerçek dışı beklentiler de çocukların ve gençlerin psikolojilerini bozmaktadır.

— Çocuğun fiziksel gelişmesine de olumsuz etki etmektedir televizyon ve internet yayınları. Reklamlar vasıtasıyla birçok üründen haberdar olan çocuklar ve gençler, besleyici değer bakımından zararlı olmasına rağmen bu ürünleri almakta, yanlış beslenmeler de obezite gibi düzelmesi güç rahatsızlıklara sebep olmaktadır. Sağlıklı bir fiziksel gelişim için hayati önem taşıyan besin değeri yüksek besinlerden uzak bir beslenme şekli gelişim bozukluklarını tetiklemektedir. Diğer taraftan, uzun süre ekran karşısında hareketsiz kalan çocuk ve gençlerin fizyolojik gelişimleri etkilenmekte sağlıklı bir gelişim gösterememektedir. Fiziksel aktivitelerden uzak yaşantılar çocuklarda ve gençlerde şekil bozukluklarına neden olmaktadır.

— Televizyon ve internet, aile içi ilişkileri de olumsuz yönde etkilemektedir. Diğer toplumsal kurumların varlığı insanlar arası ilişkilere bağlı olduğu gibi aile kurumunun varlığı da, aile fertlerinin birbirleriyle diyaloguna bağlıdır. Sağlıklı bir aile olmanın öncelikli şartı, aile bireylerinin arasındaki ilişkilerin sağlıklı olmasına ve ailenin sağlam temellere dayanmasına bağlıdır. İletişim kopukluğu da ailede birlikteliği olumsuz etkileyerek aile bireylerinin “aynı çatı altında birbirine yabancı bireyler” haline gelmesine sebep olmaktadır.

Ayrıca medya yayınları, toplumumuzda önemli bir yeri olan aile kavramına yeterli özeni göstermemekte, özellikle televizyon dizilerinde insanlara aşılanmaya çalışılan aldatma, evlilik dışı ilişkilerin normalleşmesi, evlilik öncesi çocuk dünyaya getirmenin kötü olmadığı anlayışı toplum hayatına yerleşmeye başlamaktadır. Bu da ahlaki açıdan toplumu çökertmekte, gençlerin evliliğe olan bakışlarını olumsuz yönde etkilemektedir.

Aileye etki eden bir diğer önemli husus, televizyon programlarında ön plana çıkan ışıltılı ve gerçek olmayan hayatlardır. Televole tarzı programlarda ortaya çıkan güzel, yakışıklı, zengin insanların parıltılı hayatları özellikle gençleri etkilemekte; “ne kadar uğraşırsam uğraşayım, ben onlar gibi olamam” mantığı gençleri intihara varıncaya kadar umutsuzluklara sevk etmektedir. Bazen de bu programlar, aile bireylerinin evlilikten ve aileden beklentilerini artırmakta, gerçek hayatta bu beklentilerin dışında bir uygulama da, gençlerin dizilerde karşılaştığı evlilik görüntüsünden uzak olması sebebiyle evliliğe bakışı olumsuz etkilemektedir. Bu da evliliğe gençlerin olumlu yaklaşımını önlemektedir.

— Medyanın diğer bir kolu olan gazete ve dergilerin yani kötü edebiyatın da çocukların gelişimine ve aileye olumsuz etkileri mevcuttur. Özellikle suçu ve suçluyu öğreten, suçu çekici heyecanlı ve hatta yararlı bir faaliyet olarak gösteren, suçluyu sempatik bir kişilik olarak sunan, adaletten kurtulmanın kolay olduğunu ifade eden yayınlar gençleri ve çocukları suçu işlemeye yöneltmektedir.

Basılı medyanın bir diğer olumsuz boyutu, müstehcen, cinsiyeti tahrik edici yayınların, ailelerin hayatına sadakat ve haramlık kavramını hafife almaya, dolayısıyla ahlaksızlığa yöneltmekte, dolayısıyla da ailelerin sürekliliği ve temizliği zedelenmekte eşlerin birbirine duyması gereken güven kavramı yok olmaktadır. Güvenin bulunmadığı bir evlilik, her yönden olumsuz etkileşimlere açıktır.

Olumsuz yönlerini sıraladığımız bu medya organlarının hiç yararlı etkisi yok mudur? Çocukların ve gençlerin gelişimde olumlu etkilerinin varlığı da bir gerçektir. Özellikle görsel yayın yapan televizyon, sinema ve tiyatro çocukların ve gençlerin sosyal gelişimini, özellikle de dil gelişimini olumlu etkiler. Filmler ve eğitici programlar, görsel açıdan daha fazla ilgi çekmekte, bu sebeple de tercih edilmektedir. Programlarda, eğitici öğretici ve bilgilendirici yayınlar seçmek, toplumları bilgi bakımından geliştirir, dil ve zihin gelişimini teşvik eder ve günlük yaşantıda ulaşılamayacak bilgiler edindirir.

Özetle, bu gibi kitle iletişim araçlarının aile ve çocuk eğitimindeki Etileri göz önüne alınarak, kültürel değerlerin korunmasına önem verilmelidir. Bu değerler, din, dil, gelenek, görenek ve hayatı tanıtıcı çalışmalardır. Bütün medya araçları, doğru olarak kullanıldığında iyi bir eğitim aracı ve kişilik gelişimi için önemli rol oynarken kötü amaçlarda ve ellerde bilinçsiz kullanıldığında, çocukların ve gençlerin gelişim dönemine uygun olmadığı takdirde olumsuz davranışlar oluşmasına sebep olmakta, ailede de iletişimsizliğe ve sonuç olarak da boşanmalara sebebiyet vermektedir

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.